Acıyan, sızlayan, kanayan, izi kalan veyahut izi kalacak olan yaralar vardır; kuruyan, iyileşen, hiçbir şey olmamış sanki daha önce oradan o ipeksi ten hiç sıyrılmamış gibi olanlar da vardır.
Şifalanmak ya da şifacılık noktasında alışılmışın dışında bir şeyler denemeye başlamakta kendi adıma yarar görüyorum. Uzunca bir zamandır şifasını beklediğim bir çok yarayla mücadele ettim. Evet, yanlış duymadınız yaralarımla mücadele ederim ben. Önce kabul etmem inkar ederim sonra kanamasını durdurmaya çalışırım. Kabuk bağladığı her an da o kabuğu soyarım yaranın kendisini tamir etmesine müsaade etmem anlayacağınız kolay kolay. Ne zaman iyileşir peki benim yaralarım diye soracak olursanız; unuttuğum zaman. Algım dağılıp artık o yarayı görmez olursam - yarayı kendi haline bırakırsam daha doğrusu- uzun bir müddet hatırlamayıp, sonrasında bir gün alakasız bir günde aklıma gelir yerine bakarım ki iyileşmiş. Şifa olur genelde benim yaralarımda.'kendi haline bırakmak'
Diyeceğim o ki siz de bulun şifanızı ama onun öncesinde önce yaranızı iyi teşhis edin. Şifasının yolu hangi kaynaktan geçiyorsa o kaynağı önce çoğaltın.
Yara demişken minik kelebeğimin de 22 günlük ömründe geçmeyecek yaraları vardı; ama artık hepsi geçti. Şimdi havaya kocaman bir öpücük yolluyorum kızımın derin yaralarını anne öpücüğüyle iyileştireceğime inancım hala sürmekte çünkü.
Yorumlar