Başka Baharlara Kalanlar,
- ustundagfilizz
- 26 Eyl 2024
- 2 dakikada okunur
Pembe bir beniz ile başladığımız yolculuğumuz çok kısa sürdü. Nihayetinde bu durumu en kısa en hızlı böyle anlatabilirdim, ve öyle de yaptım.
Yoksa senin mis kokunu, ellerinin güzelliğini, gözlerinin daha doğrusu şaşkın ama bir o kadar da büyüleyici bakışlarını, ilk doğduğun andan bir haftalık olana kadar gözlerinin üzerinde bulunan iki kırmızı lekeyi, sana konuşurken hafif hafif sağa sola kayan minik ıslak ağzını, sıkıldığında pıstırdığın çok da minik olmayan burnunu, alın kısmında seyrelen ama ense kısmında neredeyse uzun sayılabilecek ince telli saçlarını, doğuştan gelen ve bu yolculuğun kısa olmasına sebep olan kalbinden kaynaklı nefes alıp verirken olması gerekenden çok daha hızlı ve çok daha fazla kabarıp sönen göğsünü, uzun olmasından mütevellit çoğunlukla kontrolünü kaybettiğin ama bizi mest eden hareketler yapmanı sağlayan kollarını, yatarken özellikle de yan yatarken kıvrılan kağıt gibi ince ama bir tık normalinden farklı olan -bunu ilk fark ettiğimde bozulduğunu düşündüren hareketler sergilediğin- kulaklarını, gözlerini saklayan adeta bir ipeksi bir perdeymişçesine açılıp kapanırken insanı imrendiren kirpiklerini, dokuz ay boyunca bir hayli uzun olduğunu zaten tahmin ettiğim ve öyle de olan sanki senin bir atlet olacağını düşündüren bacaklarını ve pembe ayaklarını onlarca satırla betimlemek zorunda kalacaktım.
Hatta bununla da kalmayacak, bu kısa süre içerisinde babanla geçirdiğin vakitlerde benimle olduğun vakitlerden daha mutlu daha huzurlu olduğunu bunu sana bakan hemşire ablalarının bile fark ettiğini babana daha bebek bana daha bireymişsin gibi davrandığını, en belirgin özelliğinin inat olduğunu , bu kısa zamanda çoğu zaman inattan meme ucunu kavrayamadığını, kavradığında da diğer bir çok belirgin özelliğin olan üşengeçliğini, göğse yatırılmayı sevdiğini, seni emzirirken bir anda tutan hıçkırığını sonrasında mayışık mayışık bakışlarını, söylediğim sözleri anladığına dair bana verdiğin tepkileri, sonra sanki kuş olup uçacağını önceden biliyormuşçasına kucağımızda olduğun vakit hep pencereye kayan bakışlarını, ameliyata girmeden önce seni daha hiç görmemiş olan aile fertlerinin gözlerinin içine teker teker sırayla baktığını, ameliyathaneye giden o uzun koridorlu yolda bakışlarını bir an bile kesmeden dimdik gözlerime bakışlarını, yoğun bakım süresince yanına girip adını her söylediğimizde heyecanlandığın için kalp atışlarının birden nasıl hızlandığını, bu süre zarfında yanında seninle konuştuğumda dilinle nasıl dudaklarını yaladığını ve bu sırada nasıl yaramaz bir bebek gibi göründüğünü, seni son gözlerin açık gördüğümde gözlerimin içine derin derin bakıp nasıl ağladığını benim anlamama rağmen senin bana veda edişini de uzun uzun yazacaktım buraya. Bunların yerine tek bir cümleyle anlatmayı tercih ettim tüm serüvenimizi güzel kızım.
Seni çok özlüyorum, başka baharlara kalan günlerin hayalini kuruyor sabırsızlıkla o günleri bekliyorum.
Annen.

Yorumlar